Kayıt ol    Giriş
Yetkilendirme
» » » Talha Bin Ubeydullah Hayatı
Sahabeler » Aşere i Mübeşşere

Talha Bin Ubeydullah Hayatı

Abdullah b. Ebu Talha hayatıTalha Bin Ubeydullah Kimdir?
Nesebi: (Soyu) Rasûlullah'ın soyuyla birleşip akraba olan Talha bin Ubeydullah, Hicretten tahminen yirmi dört yıl önce (598) Mekke'de doğdu.
Künyesi; Talha bin Ubeydullah bin Osman bin Amr bin Ka'b bin Sa'd bin Teym bin Murre dir.
Aşerei Mübeşşereden Cennetle Müjdelenen 10 Sahabeden Biri Talha Bin Ubeydullah

Rasûlullah'ın (s.a.v.) İslam davetine uyarak İslâmiyet'i kabul edenlerin ilklerindendir. En önemli vasıflarından ikisi cömertlik ve kahramanlıktır.
Cennetle müjdelenen on güzide Değerli sahabeden biridir. Dindarlığı ile meşhur oğlu Muhammed, Kur'ân-ı Kerim'i ezberleyip kaidesine uygun okuyan ve "Kurra Hafızları" olarak adlandırılan ilk hafızlardandır. Bu oğluna atfen Ebu Muhammed lakabıyla anıldı.

Talha Bin Ubeydullahın Müslüman Oluşu

Ticaretle uğraştığından sık seyahatlerde bulunurdu. İslâmiyet'le müşerref olmasında, bir seyahati sırasında karşılaştığı şu olay etkili oldu. Ticaret amacıyla gittikleri Busra'da, Mekke'den birilerini arayan ve kendisiyle karşılaşan bir Hıristiyan rahiple görüştü. Rahip; "Ahmet zuhur etti mi?" diye sorunca, "Ahmet kimdir?" diye karşılık verdi. Rahip; "Abdullah bin Abdülmuttalib'in oğludur. O, peygamberlerin sonuncusudur. Mekke O'nun peygamberliğini ilân edeceği yerdir. Sonra oradan hicret edecektir." diye cevapladı. Bu sözlerin etkisinde kalan Talha, Mekke'ye döner dönmez, kendisi yokken her hangi bir olayın olup olmadığını sordu. "Abdullah'ın oğlu Muhammed peygamberlik iddiasıyla ortaya çıktı" dediler. Peygamberliğin ilan edildiğini öğrenince büyük bir sevinçle Hazret-i Ebubekir'in yanına koştu. Duyduklarını ona da sordu, doğru cevabını alınca kendisini Rasûlullah'a (s.a.v.) götürmesini istedi. Rasûlullah'ın huzurunda kelime-i şahadet getirip Müslüman oldu.

Talha Bin Ubeydullah Hayatı

Talha bin Ubeydullah (r.a.), Müslüman olduktan sonra çok ağır derece işkencelere maruz kaldı. Onu iple bağlayarak, eski dinine dönmesi için işkence yaptılar. Bütün işkencelere rağmen, "Beni öldürseniz de dinimden dönmem" diyerek dayandı. Müslümanların Medine'ye hicret ettikleri sırada Şam'daydı. Yolda hicret haberini alınca, bütün mallarını bırakarak Medine'ye göç etti. Daha sonra ailesini de yanına aldı. Bedir Savaşı olmadan önce müşrikleri takiple görevlendirilenler arasında olduğundan bu savaşa katılamadı. Uhud Savaşında bulundu. Çarpışmanın ve düşman saldırısının en şiddetli yoğun olduğu sırada bedenini Rasûlullah'a (s.a.v.) siper ederek onu korumaya çalıştı. Gelen darbelere kolunu siper ettiğinden büyük yara aldı. Sahabeler bu kahramanlığına hayran kaldılar. Bizzat efendimiz O'nu tebrik etti. Hazret-i Ebubekir (r.a.), "Talha bin Ubeydullah, bir Uhud kahramanıdır" derken, Hazret-i Ömer (r.a.), "Uhud gününün en büyük kahramanıdır" ifadelerini kullandı.

Talha bin Ubeydullah (r.a.) Mekke'nin fethine kadar bütün savaşlara katıldı. Hudeybiye'de Biat-ı Rıdvan'da bulundu. Huneyn Gazvesine de katıldı. Bu savaşta da büyük kahramanlık gösterdi. Bu zamanlarda Müslümanların susuz kalmamaları için büyük miktarda para ödeyerek bir su kuyusunu satın alıp Müslümanlara vakfetti. "Talhatü'l-Cûd" (Cömert Talha) lakabı bu davranışından dolayı kendisine efendimiz tarafından verildi. Tebük Gazvesi'ne katıldığı gibi bu savaşta da tüm malını ordunun hazırlanması için harcadı. Bu cömertliğinden dolayı da; "Ey Talha! Sen çok feyizli ve cömertsin." şeklindeki iltifat-ı Muhammedi'ye mazhar oldu. Veda Haccı’nda efendimizin (s.a.v.) yanında bulundu. Hazret-i Ebubekir (r.a.) halife seçilince hemen ona biat etti. Elinden gelen yardımı yaptı. Hazret-i Ebubekir (r.a.) vefat edinceye kadar müşavere ettiği danıştığı kişiler arasında hep yer aldı. Kendisinden sonra kimin halife olması gerektiği konusunda onunla istişarelerde bulundu. Halifeliğe, Hazret-i Ömer'in (r.a.) layık olduğu şeklinde fikrini söyledi. Hazret-i Ömer halife seçildikten sonra şura heyetinde yer aldı. Hazret-i Ömer'den sonra kimin halife olmasının uygun olduğunu tespit etmek amacıyla teşkil ettiği altı kişilik heyette de yer aldı.

Hazret-i Ömer'in halifeliğe layık olabilecekler arasında Talha bin Ubeydullah (r.a.)'ı göstermiş olmasına rağmen bundan feragat ederek Hazret-i Osman'ın (r.a.) halife seçilmesini desteklemiş ve ona biat etmiştir. O dönemde münafıklar tarafından Müslümanlar arasında çıkarılan fitneler esnasında Hazret-i Osman'ın (r.a.) yanında yer aldı. Asilere münafıklara karşı mukabelede bulunup Hazret-i Osman'ı (r.a.) hep korumaya çalıştı. Asiler tarafından Hazret-i Osman'ın (r.a.) şehit edilmesinden büyük üzüntü duydu. Hazret-i Zübeyr (r.a.) ile birlikte yeni halife seçilen Hazret-i Ali'den (r.a.) katillerin bulunup cezalandırılmasını istediler. Hazret-i Ali, durumun çok karışık olduğunu, beklemek gerektiğini ve sonra gerekenin yapılacağını söyleyince, yanından ayrıldılar.

Cemel Savaşı'na doğru giden süreçte taraflar arasında bir görüş farkı vardı. Hazret-i Ali adalet-i mahza ile devam edilmesinden yanaydı. Yani-daha önceki halifeler döneminde uygulana geldiği gibi "bir masumun hakkı bütün insanlar için, çoğunluğun selameti adına feda edilemez.
Cenabı-ı Hakk'ın yanında hak haktır, küçüğüne-büyüğüne bakılmaz. Küçük hak, büyük hak için iptal edilmez. İnsanın rızası olmadan, hayatı da hakkı da feda edilemez." fikrini savunuyordu. Diğer taraf ise, adalet-i izafiye yani, çoğunluğun selameti için ferdin hakkının feda edilebileceği görüşünde idiler. Her iki taraf da halifenin katli ve kargaşaya sebep olup, Müslümanlar arasında nifak çıkaranların cezalandırılmalarından yana idiler. Hazret-i Ali (r.a.) bu konuda hassas davrandı. Çünkü adalet-i mahzanın uygulanabileceği bir durumda adalet-i izafiyenin uygulanması zulümdü. Sünni âlimlerin büyük çoğunluğu Hazret-i Ali'nin haklı, karşı tarafın haksız olduğu kanaatindedirler.

İki taraf arasında cereyan eden savaşta Hazret-i Talha bin Ubeydullah (r.a.) aldığı bir ok darbesiyle yaralandı ve daha sonra şehit oldu (656). Olayı öğrenen Hazret-i Ali büyük bir üzüntü duydu ve cenaze namazını bizzat kendi kıldırdı. "Ey Talha, yıldız dolu bu semanın altında seni toprağa serili görmek bana çok ağır geldi. Keşke ben yirmi yıl evvel ölseydim de bu günü görmeseydim" diyerek üzüntüsünü dile getirdi. Allah Kendisinden Razı Olsun Bizi O Mübarek İnsanların Yolundan Ayırmasın…
Talha Bin Ubeydullah » Video
Yazar: Akliselim  6-01-2012, 16:04   Gösterim: 4044   
Etiketler: Talha Bin Ubeydullah, Talha bin Ubeydullah kimdir
Sitede kayıtsız olarak olarak gezinmektesiniz.
Sayın ziyaretçimiz size üye olmanızı tavsiye ederiz.
Yorumlar (1)
gariban 18 Ocak 2014 11:02
selatu ve selam olsun sana ey Talha Bin Ubeydullah.
Alıntı yap        1
Yorum ekle
Adınız:
E-Mail Adresiniz:
Kalın İtalik Altı Çizili Üzeri Çizili | Sola Yasla Ortala Sağa Yasla | İfade Ekle Renk Seç | Gizli Metin Alıntı Ekle Farklı Bir Alfabe ile Yazılmış Olan Seçili Metni Kiril Alfabesine Çevir Spoiler Ekle